Skip to main content
Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu
Malpraktis ve Tıbbi Müdahale Hataları

Malpraktis Davası ve Doktor Hatasında Tazminat Hakları

2026 düzenlemeleriyle kamu ve özel hastanelerde dava yolu, süreler, deliller ve hasta hakları

Hilal Türkoğlu 11 dk okuma Güncelleme:
Malpraktis Davası ve Doktor Hatasında Tazminat Hakları

Kısaca

Malpraktis davası, hatalı tıbbi uygulama nedeniyle oluşan zararın giderilmesine yöneliktir. Kamu sağlık hizmetinde kural olarak ilgili idareye karşı tam yargı davası açılır. Özel sağlık hizmetinde tüketici ilişkisi varsa tüketici hukuku yolu izlenir. Her olumsuz sonuç malpraktis değildir. Tıbbi standart, aydınlatılmış onam, zarar ve nedensellik bağı değerlendirilir. Başvuru süreleri hukuki ilişkiye göre değişir.

  • Komplikasyon ile tıbbi uygulama hatası aynı değildir; komplikasyonun yönetimi ayrıca incelenir.
  • Kamu ve özel hastanelerde davanın muhatabı, görevli mahkeme ve ön başvuru şartları farklıdır.
  • Onam formu, hekimin hatalı uygulamadan doğan sorumluluğunu ortadan kaldıran bir belge değildir.
  • Malpraktis için tek bir dava süresi yoktur; sözleşme, haksız fiil ve idari başvuru süreleri ayrılır.
  • 2026 faiz düzenlemesinde olay tarihi, HMK geçiş hükmünde ise davanın açılma tarihi önem taşır.
  • Ceza şikâyeti ve hasta hakları başvurusu, tazminat talebinin yerine geçmez.

Malpraktis davası, hatalı tıbbi uygulama nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi için açılan davayı ifade eder. Günlük dilde doktor hatası davası olarak da bilinir. Ancak her başarısız tedavi veya ameliyat sonrası sorun, tıbbi hata değildir. Önce uygulamanın tıp kurallarına uygunluğu ve zararın nedeni araştırılır.

Davanın yolu, tedavinin nerede ve hangi hukuki ilişkiyle verildiğine göre değişir. Devlet hastanesi ile özel hastaneye karşı aynı usul izlenmez. Süreler de tek bir kurala bağlı değildir. Bu yazı, 31 Ekim 2026 itibarıyla hasta ve yakınlarının bilmesi gereken temel ayrımları açıklar.

Malpraktis nedir ve hangi durumlarda gündeme gelir?

Malpraktis, tıbbi uygulamada gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle zarar doğmasıdır. Hatalı teşhis, uygun olmayan tedavi veya gerekli takibin yapılmaması bu kapsamda incelenebilir. Hekimin yanı sıra sağlık kuruluşunun işleyişi de sorumluluk doğurabilir.

Değerlendirme, olay tarihindeki tıbbi bilgiye ve hastanın durumuna göre yapılır. Sonradan ortaya çıkan sonuca bakılarak otomatik kusur kararı verilemez. Hekimin o anda hangi bilgilere sahip olduğu önemlidir. Gerekli tetkiki, sevki veya müdahaleyi zamanında yapıp yapmadığı araştırılır.

  • Belirtilere rağmen gerekli incelemelerin yapılmaması,
  • Yanlış bölgeye müdahale edilmesi veya uygun olmayan ilaç uygulanması,
  • Ameliyat sonrası ciddi bulguların değerlendirilmemesi,
  • Doğum sürecinde gerekli takibin ya da müdahalenin gecikmesi,
  • Hastanenin ekipman, personel veya kayıt düzenindeki eksiklikler inceleme konusu olabilir.

Bu örneklerin hiçbiri, dosya incelenmeden kesin hata kabul edilemez. Özel hukukta sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil hükümleri uygulanabilir. Kamu hizmetinde ise hizmetin geç, eksik veya hatalı işlemesi değerlendirilir. Zarar ile iddia edilen eksiklik arasında hukuken anlamlı bir bağ bulunmalıdır.

Malpraktis ile komplikasyon arasındaki fark nedir?

Komplikasyon, uygun tıbbi uygulamaya rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçtur. Bir riskin gerçekleşmesi tek başına kusur göstermez. Bununla birlikte riskin önlenmesi ve gerçekleştiğinde yönetilmesi de incelemenin parçasıdır.

Örneğin ameliyat sonrası kanama gelişmesi her olayda hata sayılmaz. Ancak kanama belirtilerinin izlenmemesi veya gerekli müdahalenin gecikmesi ayrı değerlendirilir. Hastaya risk hakkında yeterli bilgi verilip verilmediği de önemlidir.

Dosyada “komplikasyon” yazması, bütün sorumluluk tartışmasını bitirmez. Önlem, takip, bilgilendirme ve müdahale aşamaları birlikte incelenir. Buna karşılık yalnızca zarar doğmuş olması da hekimin kusurlu olduğunu kanıtlamaz.

Onam formu imzalamak dava açmaya engel mi?

Hayır. Aydınlatılmış onam, hastanın müdahaleyi yeterli bilgiyle kabul etmesini sağlar. Hatalı uygulamaya peşinen izin verildiği anlamına gelmez. Genel ifadeler içeren imzalı bir form, her durumda yeterli bilgilendirme yapıldığını göstermez.

Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 15, 18 ve 24. maddeleri burada önem taşır. Hastaya müdahalenin amacı, önemli riskleri ve alternatifleri anlaşılır biçimde açıklanmalıdır. Tedaviyi reddetmenin muhtemel sonuçları da anlatılmalıdır. Bilgilendirmenin zamanı ve hastanın soru sorma imkânı değerlendirilir.

Tıbbi uygulama doğru olsa bile aydınlatma eksikliği ayrıca incelenebilir. Ancak bu eksiklikten hangi zararın doğduğu ve hangi giderimin istenebileceği somutlaştırılmalıdır. Acil müdahale ve rızanın alınamadığı hâllerdeki kanuni istisnalar saklıdır.

Malpraktis davası kime karşı ve hangi mahkemede açılır?

İlk adım, sağlık hizmetini veren kuruluşun hukuki statüsünü belirlemektir. Hastanenin tabelası tek başına yeterli olmayabilir. İşletmeci şirket, bağlı olunan idare ve hizmetin sunuluş biçimi incelenmelidir.

Sağlık kuruluşuna göre tazminat başvurusunun genel çerçevesi
Sağlık hizmetiTalebin muhatabıBaşvuru ve yargı yolu
Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastanesiKural olarak Sağlık Bakanlığıİlgili idareye başvuru, ardından şartları varsa idare mahkemesinde tam yargı davası
Devlet üniversitesi hastanesinin kamu sağlık hizmetiİlgili üniversite tüzel kişiliğiİdareye başvuru ve idari yargı yolu
Özel hastane veya serbest hekimSorumluluk ilişkisine göre işletmeci ve/veya hekimTüketici ilişkisi varsa tüketici hukuku yolu; mahkeme öncesi arabuluculuk ve kanuni istisnalar incelenir
Vakıf üniversitesi veya üniversiteyle iş birliği yapan hastaneHizmeti sunan tüzel kişi ve talebin dayanağına göre belirlenirKuruluşun statüsü ve işletme ilişkisi incelenmeden tek bir yargı yolu söylenemez

Kamu hastanesinde doğrudan doktora dava açılır mı?

Kamu görevinin yürütülmesi sırasında sunulan sağlık hizmetindeki kusur iddiasında temel yol, ilgili idareye başvurmaktır. Tazminat davası da kural olarak idareye yöneltilir. Anayasa'nın 129. maddesi ve İYUK hükümleri bu ayrımın temelini oluşturur. İdarenin daha sonra personele rücu etmesi farklı bir ilişkidir.

Şehir hastanesinde tedavi görülmesi de tek başına özel hastane kurallarını doğurmaz. Şikâyete konu hizmetin kim tarafından verildiği belirlenmelidir. Tıbbi hizmet ile işletmeye ilişkin başka bir hizmet aynı hukuki değerlendirmeye tabi olmayabilir.

Özel hastanede tüketici mahkemesi görevli mi?

Hasta ile özel sağlık hizmeti sunucusu arasındaki tüketici işleminden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi görevlidir. Hekimin sözleşmedeki konumu ile hastanenin yükümlülükleri ayrı incelenir. Her dosyada bütün sağlık personelinin davalı gösterilmesi gerekmez.

Özel sağlık hizmetinin tüketici işlemi niteliği hakkında tüketici hakları hukuku sayfamızdan yararlanabilirsiniz. Bedel iadesi veya hizmetin gereği gibi sunulmaması tartışılıyorsa ayıplı hizmetten doğan haklar da önem taşır. Ancak bedensel zararın giderilmesi, yalnızca hizmet ücretinin iadesiyle sınırlı değildir.

Üniversite adını taşıyan hastanelerde neden ayrıca inceleme gerekir?

Vakıf üniversitesinin kendi sağlık hizmeti ile bir şirketin işlettiği özel hastane aynı kabul edilmemelidir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 9 Mart 2026 tarihli E. 2026/120, K. 2026/120 sayılı kararı bu ayrımı gösterir. Kararda, vakıf üniversitesiyle iş birliği yapan özel hastanenin ticari şirketi yönünden adli yargı görevli bulunmuştur. Bu karar, bütün üniversite hastanelerine aynı sonucu uygulamayı haklı kılmaz.

Malpraktis davasında arabuluculuk zorunlu mu?

6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda kural olarak dava öncesi arabuluculuk gerekir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanakla dava yoluna gidilir. Tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar gibi kanuni istisnalar ayrıca kontrol edilmelidir.

Başvuru yolunu seçerken talebin niteliği ve o yılın parasal sınırı değerlendirilir. Düşük tutarlı ücret iadesi talebi ile ağır bedensel zarara ilişkin talep aynı şekilde ele alınamaz. Kamu hastanesi için açılacak idari tam yargı davasında ise bu tüketici arabuluculuğu şartı uygulanmaz. İdareye yazılı başvuru ayrı bir ön koşuldur.

Malpraktis davasında zamanaşımı ve başvuru süreleri

“Doktor hatasında dava süresi her zaman beş yıldır” demek doğru değildir. Süre, talebin hukuki dayanağına göre değişir. Aynı olayda farklı kişilere yöneltilen talepler için farklı süreler tartışılabilir.

Malpraktis iddiasında süreleri ayırmak için temel kurallar
Hukuki yolTemel süreDikkat edilmesi gereken nokta
İdari eylem nedeniyle idareye başvuruİYUK m. 13 uyarınca öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde eylemden itibaren beş yılZararın ve idari eylemle bağlantısının öğrenilmesi somut olayda incelenir
İdari başvurudan sonra davaRet tebliğinden veya otuz günlük cevapsızlık süresinin bitiminden sonra kural olarak altmış günBaşvuru, tebliğ ve süre hesabı birlikte kontrol edilir
Haksız fiile dayalı tazminatTBK m. 72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl, fiilden itibaren on yılÖğrenme, zararı ve sorumluyu kapsar; daha uzun ceza zamanaşımı şartları ayrıca incelenir
Vekâlet sözleşmesine dayalı talepTBK m. 147/5 uyarınca beş yılBaşlangıç ve talebin gerçekten vekâlet ilişkisine dayanması önemlidir
Başka bir sözleşmeye dayalı talepÖzel hüküm yoksa TBK m. 146 uyarınca on yılHastaneye kabul sözleşmesi, eser ilişkisi ve özel süreler ayrıca değerlendirilir

İdari başvuruda yalnızca olayın araştırılması değil, zararın giderilmesi talebi de açıkça kurulmalıdır. Başvurunun teslim edildiği tarih belgelenmelidir. İdarenin cevap vermemesi, süresiz beklenebileceği anlamına gelmez.

Zararın daha sonra ortaya çıkması veya tıbbi bağlantının geç anlaşılması, başlangıç tartışmasına yol açabilir. Özellikle idari yargıda öğrenme tarihi ve mahkemeye erişim hakkına ilişkin içtihatlar önem taşır. Tablodaki süreler, bütün dosyalarda ameliyat gününden başlayan tek bir takvim gibi kullanılmamalıdır.

Estetik amaçlı işlemlerde sonuç taahhüdü nedeniyle eser sözleşmesi hükümleri gündeme gelebilir. Sırf işlemin estetik olması, bütün taleplerin aynı süreye tabi olduğunu göstermez. Sözleşme, ayıp iddiası ve talep türü birlikte incelenir.

Hastanenin hasta hakları birimine, SABİM'e veya savcılığa başvurmak tazminat sürelerini kendiliğinden korumaz. Arabuluculuğun sürelere etkisi de kendi kanuni hükümlerine tabidir. Bu nedenle farklı başvuruların birbirinin yerine geçtiği varsayılmamalıdır.

Doktor hatası nasıl ispatlanır ve hangi belgeler gerekir?

Dosyanın merkezinde tedavi sürecinin kayıtları bulunur. Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 16. maddesi, hastanın kayıtlarını inceleme ve örnek alma hakkını düzenler. Yetkili temsilci aracılığıyla erişim de ilgili şartlara tabidir. e-Nabız kayıtları yararlıdır; ancak hastanenin tam hasta dosyasının yerini her zaman tutmaz.

  • Tedavi kayıtları. Muayene notları, epikriz, ameliyat ve anestezi belgeleri istenmelidir.
  • Takip belgeleri. Hemşire gözlemleri, ilaç uygulamaları, konsültasyon ve sevk kayıtları önemlidir.
  • Tetkikler. Görüntülerin asılları, laboratuvar sonuçları ve patoloji raporları korunmalıdır.
  • Bilgilendirme belgeleri. Onam formları ve hastaya verilen açıklamalar dosyaya alınmalıdır.
  • Zarar belgeleri. Tedavi giderleri, bakım ihtiyacı, gelir kaybı ve iş göremezlik kayıtları toplanmalıdır.
  • Olay sıralaması. Başvuru, müdahale, taburculuk ve yeniden başvuru tarihleri yazılmalıdır.

Sağlık kuruluşunun elindeki belgelere erişilemiyorsa bunların mahkeme aracılığıyla getirtilmesi istenebilir. Kaybolma ihtimali olan deliller için uygun delil tespiti yolu değerlendirilir. Dosyalarda sonradan değişiklik yapılmamalıdır. Belgelerin tarihleri ve dijital asılları korunmalıdır.

Hastanın iddiası, tedavi sürecindeki hangi eksikliğe dayandığını açıklamalıdır. Ancak bütün ispat yükünün her konuda hastada olduğu da söylenemez. Sözleşmeden doğan sorumlulukta TBK m. 112'nin kusura ilişkin kuralı önemlidir. Aydınlatmanın yapıldığını gösteren belgeler de ayrıca değerlendirilir.

Bilirkişi raporu davanın sonucunu tek başına belirler mi?

Mahkeme, tıbbi bilgi gerektiren konularda uzman incelemesinden yararlanır. İlgili uzmanlık dallarının dosyada temsil edilmesi önemlidir. Adli Tıp Kurumu veya uygun uzman heyetlerinden rapor alınabilir. Raporun yalnızca sonuç cümlesi içermesi yeterli değildir.

İncelemede hangi kayıtların kullanıldığı açıklanmalıdır. İddia edilen gecikme, uygulama ve takip eksiklikleri cevaplanmalıdır. Zararın hastalığın doğal seyrinden mi, müdahaleden mi kaynaklandığı tartışılmalıdır. Birden fazla rapor arasındaki çelişkiler giderilmelidir.

Bilirkişi görüşü hâkimi bağlayan otomatik bir karar değildir. Eksik veya çelişkili rapora süresinde ve somut gerekçelerle itiraz edilebilir. Teknik görüş alınması ile hukuki sorumluluğun belirlenmesi farklı işlemlerdir.

Malpraktis nedeniyle hangi tazminatlar istenebilir?

Türk Borçlar Kanunu'nun 53–56. maddeleri temel zarar kalemlerini düzenler. Talep, olayın kişide yarattığı gerçek etkiye dayanmalıdır. Her malpraktis dosyasına uygulanabilecek sabit bir tazminat tarifesi yoktur.

Maddi tazminat

Tedavi ve iyileşme giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücündeki azalma değerlendirilebilir. Ekonomik geleceğin olumsuz etkilenmesi de talep konusu olabilir. Bakıcı ihtiyacı varsa gerekliliği, süresi ve kapsamı belgelenmelidir. Aynı zarar için yapılan ödemelerin etkisi hukuki niteliğine göre incelenir.

Manevi tazminat

Bedensel ve ruhsal etkiler, olayın ağırlığı ve somut koşullar dikkate alınır. Manevi tazminat için gelir kaybı bulunması zorunlu değildir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınların talep hakkı da gündeme gelebilir. Sadece yakınlık sıfatından hareketle herkese aynı tutar verilmez.

Hastanın ölümü hâlinde yakınların hakları

Cenaze giderleri ve şartları varsa destekten yoksun kalma zararı istenebilir. Ölümden önceki tedavi ve kazanç kayıpları da ayrıca değerlendirilir. Destekten yoksun kalma hakkı, yalnızca mirasçı olmaya bağlı değildir. Ölenin desteğinden yararlanma ilişkisi araştırılır.

Hastanın kendi davasını yürütemediği durumlarda temsil yetkisi kontrol edilmelidir. Bir kişinin yakını olmak, onun adına dava açmaya tek başına yetmez. Gerekli şartlar varsa vasi tayini ve vesayet süreci gündeme gelebilir. Vasinin dava açmak için ihtiyaç duyabileceği izin de ayrıca değerlendirilir.

2026 düzenlemeleri malpraktis davasını nasıl etkiliyor?

31 Temmuz 2026'da yayımlanan 7589 sayılı Kanun, tazminat hesabını ve hukuk yargılamasını etkileyen değişiklikler getirdi. Bu düzenlemeler, doktor hatasından doğan sorumluluğu kaldırmaz.

Faiz ve önceki ödemelerin mahsubu

TBK m. 55'e eklenen hükümler, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma zararlarını kapsar. Kazancın bilindiği döneme ait tazminatta olay tarihinden faiz yürütülür. Kazancın bilinemediği döneme ait tutarda başlangıç, karar tarihidir. İlgili tazminat için tahkikat öncesinde yapılan ifa amaçlı ödemeler de oransal olarak mahsup edilir.

Geçici m. 1/9, bu değişikliği yürürlükten sonra meydana gelen olaylara bağlar. Önceki bir tıbbi müdahale için davanın 2026 sonunda açılması yeterli değildir. Olay tarihi, zarar kalemi ve ödemenin niteliği ayrı belirlenmelidir. Manevi tazminat dâhil bütün taleplere aynı faiz kuralı uygulanamaz.

Belirsiz alacak ve kısmi dava ayrımı

Aynı Kanun, HMK m. 107'yi yürürlükten kaldırdı. Geçici m. 1/10 uyarınca önce açılmış davalarda eski madde uygulanmaya devam eder. HMK m. 109/4 ise kısmi davada talebin bir defa artırılmasına ilişkin yeni imkân getirir. Artırım, tahkikat sona ermeden yapılır; artırılan kısımda da zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır.

Bu nedenle eski bir belirsiz alacak dilekçesi yeni davaya aynen uyarlanmamalıdır. İdari yargıdaki talep artırımı da HMK'daki bu kuralla karıştırılmamalıdır.

Doktor hakkında suç duyurusu ve Mesleki Sorumluluk Kurulu

Tıbbi olay, koşulları varsa ceza soruşturmasına da konu olabilir. Taksirle yaralama veya ölüme neden olma iddiaları bu kapsamda incelenir. Tazminat talebi ile ceza şikâyeti farklı amaçlara hizmet eder. Ceza verilmesi, hastaya kendiliğinden tazminat ödendiği anlamına gelmez.

3359 sayılı Kanun'un ek 18. maddesi, kapsamdaki tıbbi işlem ve uygulamalar için soruşturma izni sistemi öngörür. Mesleki Sorumluluk Kurulu bu süreçte görev alır. 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi kişiler için istisna vardır. Kurul izni, hastanın tazminat davası açabilmek için her durumda önceden alacağı bir belge değildir.

Ceza yoluna başvurulacaksa olay, kişiler ve deliller açıkça belirtilmelidir. Sürece ilişkin genel çerçeveyi şikâyet dilekçesi ve suç duyurusu sayfamızda bulabilirsiniz. Şikâyete bağlılık ve süreler, ileri sürülen suçun niteliğine göre ayrıca incelenir.

Malpraktis davası nasıl açılır?

  1. Tedavi sürecini sıralayın. Tarihleri, kurumları ve ortaya çıkan zararı somut biçimde yazın.
  2. Hasta dosyasını toplayın. Eksik kayıtları belirleyin ve belgelerin korunmasını sağlayın.
  3. Sorumlu kişiyi ve kuruluşu belirleyin. İşletmeci, kamu idaresi ve sözleşme ilişkisini inceleyin.
  4. Süreleri hesaplayın. Olay, öğrenme, başvuru ve tebliğ tarihlerini ayrı kaydedin.
  5. Gerekli ön başvuruyu yapın. Dosyaya göre idareye başvuru veya arabuluculuk yolunu izleyin.
  6. Talebi doğru kurun. Zarar kalemlerini, delilleri ve istenen giderimi görevli mahkemeye sunun.
  7. Raporları ve tebligatları takip edin. Eksik incelemeye ve kararlara karşı süreleri kaçırmayın.

Genel bir dilekçe örneği, bu ayrımların tamamını karşılamayabilir. Özellikle yanlış davalı veya yargı yolu seçimi süreci uzatabilir. Tıbbi kayıtlar değerlendirilmeden kesin kazanma ihtimali ya da tazminat tutarı söylenmesi doğru değildir.

Malpraktis davası ne kadar sürer ve masrafları nelerdir?

Davanın süresi; kayıtların toplanmasına, uzman incelemesine ve itirazlara bağlıdır. Birden fazla branşın değerlendirmesi gerekebilir. İstinaf veya temyiz aşamaları da süreyi etkiler. Her dosya için geçerli bir bitiş tarihi verilemez.

Harç durumu, görevli mahkemeye ve talebin niteliğine göre değişir. Tüketici davalarındaki harç muafiyeti, bütün giderlerin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Bilirkişi, tebligat ve diğer yargılama giderleri ayrıca gündeme gelebilir. Avukatlık ücreti ile karşı tarafa yükletilebilecek vekâlet ücreti de farklı kalemlerdir.

Giderleri karşılayamayan kişiler için şartları varsa adli yardım değerlendirilebilir. Dosyanın belgeleri ve başvuru tarihleri üzerinden inceleme yapılması, izlenecek yolu netleştirir. Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosuna ulaşmak için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

Paylaş

Bu makaleyi paylaşın

Kaynaklar

  1. 1. Sağlık Bakanlığı – Sağlık Meslek Mensuplarının Hukuki Sorumluluk Haritası Rehberi, 2026 (yeni sekmede açılır)
  2. 2. TBMM – 7589 sayılı Kanun m. 18–20, geçici m. 1/9–10 ve yürürlük hükümleri (yeni sekmede açılır)

Sık sorulan sorular

Malpraktis davası nedir?

Malpraktis davası, hatalı tıbbi uygulama nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi için açılan davayı ifade eder. Her olumsuz tedavi sonucu hata değildir. Tıbbi standart, özen yükümlülüğü, zarar ve nedensellik bağı birlikte incelenir. Kamu hastanelerindeki talepler ile özel sağlık hizmetindeki talepler farklı yargı yollarına tabidir.

Doktor hatası için hangi mahkemede dava açılır?

Kamu sağlık hizmetinden doğan tazminat talebi kural olarak ilgili idareye karşı idare mahkemesinde ileri sürülür. Özel hastane veya serbest hekimle tüketici ilişkisi varsa tüketici mahkemesi görevlidir. Ön başvuru şartları, hakem heyeti kapsamı ve hastanenin işletmecisi ayrıca incelenir. Üniversite adının kullanılması tek başına yargı yolunu belirlemez.

Malpraktis davasında zamanaşımı kaç yıldır?

Tek bir süre yoktur. Haksız fiilde kural, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve fiilden itibaren on yıldır. Vekâlet sözleşmesine dayalı taleplerde beş yıllık süre gündeme gelir. Kamu hastanelerinde ise İYUK m. 13 kapsamındaki idareye başvuru ve ardından dava açma süreleri izlenir. Sürelerin başlangıcı ve istisnaları somut olayda belirlenir.

Onam formunu imzalayan hasta dava açabilir mi?

Evet. Onam formu, hastanın tıbbi hatadan doğabilecek tüm haklarından vazgeçtiği anlamına gelmez. Bilgilendirmenin içeriği ve hastanın özgür iradesi araştırılır. İmzalı belge bulunması, tıbbi uygulamadaki özen eksikliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Komplikasyon gelişmesi tazminat hakkını ortadan kaldırır mı?

Komplikasyon tek başına kusur sayılmaz. Ancak riskin açıklanması, gerekli önlemlerin alınması ve ortaya çıkan sorunun zamanında yönetilmesi gerekir. Bu aşamalardaki eksiklikler ayrıca sorumluluk doğurabilir. Dosyaya yalnızca komplikasyon yazılması incelemeyi sona erdirmez.

Malpraktis davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda kural olarak dava öncesi arabuluculuk gerekir. Tüketici hakem heyetinin görevindeki uyuşmazlıklar gibi kanuni istisnalar vardır. Kamu hastanesinden kaynaklanan idari tam yargı davasında bu tüketici arabuluculuğu şartı uygulanmaz. İdareye ön başvuru ayrı bir işlemdir.

Doktor hakkında suç duyurusu tazminat almak için yeterli mi?

Hayır. Suç duyurusu ceza soruşturmasını ilgilendirir. Maddi ve manevi zararların giderilmesi için uygun tazminat yolu ayrıca izlenir. Ceza soruşturmasının veya idari şikâyetin sonucunu beklemek, tazminat sürelerini kendiliğinden korumaz.

2026 değişikliği bütün malpraktis tazminatlarına uygulanır mı?

Hayır. 7589 sayılı Kanun ile TBK m. 55’e eklenen faiz ve mahsup kuralları belirli zarar kalemlerini kapsar. Geçiş hükmü, değişikliği yürürlük tarihi olan 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylara bağlar. Davanın daha sonra açılması, önceki bir olayı tek başına yeni kurala tabi kılmaz. HMK değişikliklerinin geçiş ölçütü ise ayrıca değerlendirilir.

Uzman görüşü

Makaleyi hazırlayan hukukçu

Avukat Hilal Türkoğlu profil fotoğrafı

Hilal Türkoğlu

Kurucu Avukat

Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu kurucu avukatı; hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık süreçlerini mesleki özenle yürütür.

Baro:
Eskişehir Barosu · Sicil 1717
Diller:
Türkçe
  • Aile ve Boşanma Hukuku
  • Ceza Hukuku
  • İş Hukuku
  • Miras Hukuku
  • Gayrimenkul ve Kira Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Trafik Kazası ve Tazminat Hukuku
  • Ticaret ve Şirketler Hukuku