Skip to main content
Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminatı

Sigortasız İşçi İş Kazası Geçirirse Hakları Nelerdir?

Çalışmanın ispatı, SGK başvurusu, iş kazasının tespiti ve işverene karşı dava yolları

Hilal Türkoğlu 9 dk okuma Güncelleme:
Sigortasız İşçi İş Kazası Geçirirse Hakları Nelerdir?

Kısaca

Sigortasız işçinin SGK girişinin yapılmamış olması, iş kazasından doğan haklarını tek başına ortadan kaldırmaz. Hizmet akdiyle fiilen çalışmanın ve kazanın tespiti gerekir. İşçi SGK’ya başvurabilir; uyuşmazlık hâlinde ilgili tespit yollarına ve sorumluluk şartları varsa işverene karşı maddi ve manevi tazminat davasına başvurabilir. İş kazası tazminatında arabuluculuk dava şartı değildir.

  • Hizmet akdiyle çalışan işçinin sigortalılığı kural olarak fiilen işe başlamasıyla doğar.
  • SGK girişinin yapılmaması, çalışma ve kazanın ispatını önemli hâle getirir; hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
  • İşveren kazayı bildirmiyorsa işçi belgeleriyle SGK’ya başvurabilir.
  • İş kazası tespiti, hizmet tespiti ve tazminat talepleri farklı hukuki yollardır.
  • İş kazasından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk yoktur; SGK’ya ön başvuru şartı ayrıca değerlendirilir.
  • Bildirim, hizmet tespiti ve tazminat süreleri birbirinden farklıdır.

Sigortasız işçi iş kazası geçirirse, SGK girişinin yapılmamış olması haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Hizmet akdiyle çalışan kişinin sigortalılığı kural olarak fiilen işe başladığı tarihte doğar. İşverenin bildirim yapmaması, çalışanın hiçbir hakkı olmadığı anlamına gelmez. Ancak çalışma ilişkisinin, kazanın ve ortaya çıkan zararın doğru delillerle ortaya konulması gerekir.

İşverenin “Burada çalışmıyordun”, “Henüz deneme süresindeydin” veya “Hastanede evde düştüğünü söyle” demesiyle karşılaşan işçi için öncelik, sağlık hizmetine ulaşmak ve olayın gerçek biçimiyle kayda geçmesini sağlamaktır. Bu yazı, hizmet akdiyle çalışan ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamına giren işçinin başvuru yollarını ele alır. Bağımsız çalışanlar, stajyerler ve özel sigortalılık statülerinde farklı hükümler uygulanabilir.

Sigorta girişi olmayan işçinin iş kazası hakları var mı?

5510 sayılı Kanun'un 7. maddesi, hizmet akdiyle çalıştırılanların sigortalılığını çalışmaya başladıkları tarihe bağlar. Aynı Kanun'un 92. maddesine göre sigortalılık zorunludur; sigorta hak ve yükümlülüklerinden kaçınmaya yönelik sözleşme hükümleri geçersizdir. İşçinin sigortasız çalışmayı kabul ettiğinin söylenmesi, işverenin bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Kanun'un 23. maddesi de sigortalılığı süresinde bildirilmeyen kişinin belirli şartlarla iş kazası geçirmesi durumunda Kurumun sigorta yardımlarını sağlamasını ve yaptığı giderleri işverenden istemesini düzenler. Bu düzenleme, işverenin bildirim yapmamasının sonuçlarının yalnızca işçiye yüklenemeyeceğini gösterir. Bununla birlikte SGK'nın işverene yönelteceği talep ile işçinin doğrudan işverenden isteyeceği tazminatın şartları aynı değildir.

İlk gün çalışırken meydana gelen kaza da sırf işe yeni başlanmış olması nedeniyle kapsam dışında kalmaz. Deneme süresi, sigorta girişinin ertelenebileceği bir dönem değildir. Yazılı iş sözleşmesi bulunmaması da çalışma ilişkisinin başka delillerle ispatlanmasını engellemez.

İş kazasından sonra ilk olarak ne yapılmalı?

Önce gerekli sağlık müdahalesi sağlanmalıdır. Sağlık kuruluşuna olayın nerede, ne zaman ve hangi iş yapılırken gerçekleştiği doğru biçimde anlatılmalıdır. Hastane kayıtlarında olayın farklı görünmesi daha sonra ispat sorununa yol açabilir. Önceden hatalı kayıt tutulmuşsa mevcut kayıtlar değiştirilmeden, gerçeğin açıklanması ve ilgili başvuru yolları değerlendirilmelidir.

  1. Sağlık belgelerini saklayın. Acil başvuru kaydı, epikriz, istirahat raporu, tetkikler ve tedavi belgeleri kazayla zararın bağlantısını göstermeye yardımcı olur.
  2. Olayın temel bilgilerini yazın. Tarih, saat, işyeri adresi, yapılan iş, kullanılan ekipman ve kazayı gören kişiler henüz unutulmadan kaydedilmelidir.
  3. Çalışma delillerini koruyun. Ücret ödemeleri, iş mesajları ve görev kayıtları güvenli biçimde saklanmalıdır. Dijital belgelerin asılları ve tarih bilgileri korunmalıdır.
  4. Resmî başvuruları takip edin. İşverenin bildirim yaptığını varsaymak yerine SGK süreci kontrol edilmeli; gerekiyorsa işçi tarafından yazılı başvuru yapılmalıdır.
  5. İmza istenen belgeleri inceleyin. Boş kâğıt, gerçeğe aykırı olay anlatımı, istifa veya tüm haklardan vazgeçildiğini söyleyen belgeler içeriği anlaşılmadan imzalanmamalıdır.

Bu işlemler için tedavinin tamamlanması veya işten çıkış yapılması beklenmemelidir. Kamera kayıtları gibi kısa sürede silinebilen deliller bakımından koruma talebinin gecikmeden değerlendirilmesi özellikle önem taşır.

İşveren iş kazasını bildirmezse işçi nereye başvurur?

5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre 4/a kapsamındaki çalışan bakımından işveren, kazayı yetkili kolluğa derhâl ve SGK'ya kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. İşverenin kontrolü dışındaki yerde gerçekleşen olaylarda sürenin başlangıcına ilişkin özel hüküm ayrıca dikkate alınır. Bu bildirim süresi, işçinin bütün dava haklarını üç iş gününde kaybettiği anlamına gelmez.

İşveren bildirim yapmıyor veya iş ilişkisini reddediyorsa işçi, ilgili SGK il müdürlüğüne ya da sosyal güvenlik merkezine dilekçeyle başvurabilir. Dilekçede çalışılan işyerinin açık adresi, biliniyorsa işverenin unvanı, işe başlama tarihi, kazanın oluşumu ve tanıklar belirtilmelidir. Sağlık belgeleri ile çalışma delilleri eklenmeli, başvurunun tarihini gösteren kayıt saklanmalıdır.

Kazanın özelliğine göre kolluk veya Cumhuriyet başsavcılığı önündeki süreç de takip edilir. Ceza soruşturması, SGK incelemesi ve tazminat davası farklı amaçlara hizmet eder. İşverene idari para cezası kesilmesi, bu paranın işçiye tazminat olarak ödeneceği anlamına gelmez.

Sigortasız çalışma ve kazanın işyerinde olduğu nasıl ispatlanır?

Sigortasız iş kazası dosyalarında iki konu birlikte araştırılır. İlki, kişinin ilgili işveren yanında gerçekten çalışıp çalışmadığıdır. İkincisi, olayın 5510 sayılı Kanun anlamında iş kazası olup olmadığıdır. Yalnızca işyerinde çekilmiş bir fotoğraf ya da tek bir mesaj, her dosyada bütün bu hususları ispatlamaya yetmeyebilir.

  • Birlikte çalışan kişilerin ve olayı doğrudan görenlerin tanıklığı,
  • Ücret açıklaması bulunan banka hareketleri ve ödeme belgeleri,
  • İşveren veya amirle yapılan görev ve vardiya yazışmaları,
  • Giriş çıkış kayıtları, çalışma çizelgeleri ve iş teslim belgeleri,
  • Kamera görüntüleri, olay tutanakları ve kolluk kayıtları,
  • Ambulans, hastane ve tedavi kayıtları birlikte değerlendirilebilir.

Tanığın yalnızca kişinin işyerine gelip gittiğini bilmesi ile hangi işi, kimin talimatıyla ve hangi dönemlerde yaptığını bilmesi aynı ispat değerinde değildir. Tanık bilgilerinin doğru belirlenmesi bu nedenle önemlidir. İşçinin erişemediği işyeri kayıtlarının Kurum veya mahkeme aracılığıyla getirtilmesi gerekebilir.

Delil toplarken hukuka uygun hareket edilmelidir. Başkasının hesabına izinsiz girmek veya işyeri sisteminden yetkisiz veri almak yerine mevcut belgeler korunmalı, gerekli kayıtların resmî yoldan istenmesi değerlendirilmelidir. Kaybolma tehlikesi bulunan deliller için mahkemeden delil tespiti talep edilmesi de somut olayın şartlarına göre gündeme gelebilir.

İş kazası tespiti ile hizmet tespiti arasındaki fark nedir?

İş kazası tespiti

Bu yol, belirli bir olayın iş kazası niteliğinin belirlenmesine yöneliktir. SGK'nın olayı iş kazası kabul etmemesi veya ilgili uyuşmazlığın çözülememesi hâlinde yargısal tespit gerekebilir. Davada SGK'nın ve işverenin konumu, talebin niteliğine göre doğru kurulmalıdır. Kazanın kabul edilmesi, bütün tazminat kalemlerinin de otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmez.

Hizmet tespiti

Hizmet tespiti, SGK'ya bildirilmeyen sigortalı çalışma sürelerini konu alır. Çalışmanın başlangıcı, süresi ve kapsamı araştırılır. İş kazası geçiren herkesin mutlaka ayrıca bir hizmet tespit davası açması gerektiği söylenemez; Kurum kayıtları, idari inceleme ve uyuşmazlığın kapsamı birlikte değerlendirilir.

7036 sayılı Kanun'un 4. maddesi, sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda kural olarak dava öncesi SGK başvurusunu arar; zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti taleplerini bu zorunluluktan ayırır. Başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. İşverene karşı doğrudan tazminat talebiyle Kurum işlemine ilişkin uyuşmazlık birbirine karıştırılmamalıdır.

Sigortasız işçi işverene tazminat davası açabilir mi?

Çalışmanın SGK'ya bildirilmemiş olması, işverene karşı tazminat istenmesine tek başına engel değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi ile 6331 sayılı Kanun, işverenin çalışanı koruma ve iş sağlığı ile güvenliği tedbirlerini alma yükümlülüğünü düzenler. Eğitim, uygun ekipman, güvenli çalışma düzeni ve denetim gibi konular kazanın oluşumuyla birlikte incelenir.

Tazminat sorumluluğu değerlendirilirken zarar, kazayla zarar arasındaki bağ, işverenin yükümlülükleri ve kusur durumu araştırılır. İşçinin davranışı veya üçüncü kişinin müdahalesi de dosyaya göre önem taşıyabilir. Sadece sigortasız çalıştırma olgusundan hareketle işverenin her olayda aynı kapsamda tazminat ödeyeceği sonucu çıkarılamaz.

Bedensel zarar hâlinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılması Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi kapsamında gündeme gelebilir. Şartları varsa manevi tazminat da istenebilir. Tedaviyle ilgili ihtiyaçların, işe dönüş durumunun ve kalıcı etkilerin belgelenmesi talebin doğru kurulmasına yardımcı olur.

SGK tarafından sağlanan haklar ile işverenin tazminat sorumluluğu ayrı değerlendirilir. Sürekli iş göremezlik geliri bakımından meslekte kazanma gücünde en az yüzde on azalma şartının aranması, bu oranın altındaki her yaralanmada işverene karşı bütün tazminat taleplerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. İlgili hukuki süreç hakkında iş kazası ve meslek hastalığı tazminatı sayfamızda da bilgi bulabilirsiniz.

Ölümlü iş kazasında yakınlar hangi hakları isteyebilir?

Ölümle sonuçlanan kazalarda cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse ilgili tedavi ve çalışma gücü kaybından doğan zararlar ile destekten yoksun kalma zararları gündeme gelebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca ölenin yakınları için manevi tazminat da değerlendirilebilir. SGK'nın hak sahiplerine sağlayabileceği gelir ve yardımların şartları ise ayrıca incelenir.

Destekten yoksun kalma talebi yalnızca mirasçı sıfatına bağlı değildir. Ölenin desteğinden yararlanma ilişkisinin hukuken ortaya konulması gerekir. Aile ilişkisi, fiilî destek ve her bir kişinin durumu ayrı ele alınır. Bu taleple ilgili ayrıntılara destekten yoksun kalma tazminatı sayfasından ulaşabilirsiniz.

İş kazası davasında arabuluculuk zorunlu mu?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/3. maddesi, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını zorunlu arabuluculuğun dışında tutar. Bu nedenle yalnızca iş kazası tazminatı için dava açılacaksa önceden arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmaz.

Aynı kişinin ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı veya işe iade gibi başka taleplerinin bulunması hâlinde o taleplerin dava şartları ayrıca incelenir. SGK'ya ön başvuru da arabuluculuktan farklıdır. Bu ayrımlar gözetilmeden bütün talepler için tek bir usul izlenmesi hak kaybına yol açabilir.

Görevli mahkeme kural olarak iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde ilgili asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla görev yapar. İş kazasından doğan tazminat davalarında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri de yetki bakımından önem taşır.

Başvuru ve dava sürelerinde nelere dikkat edilmeli?

İşverenin üç iş günlük bildirim süresi, hizmet tespiti süresi ve tazminat zamanaşımı aynı değildir. Hizmet tespitinde 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde, ilgili koşullar altında hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayan beş yıllık hak düşürücü süre öngörülür. Bildirimler ve Kurumun çalışmadan haberdar olma durumu gibi hususlar nedeniyle uygulamadaki istisnalar ayrıca incelenmelidir.

İşverene karşı sözleşmesel sorumluluğa dayanan iş kazası tazminatı taleplerinde Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesindeki on yıllık genel zamanaşımı esas alınır. Ancak talebin dayanağı, zararın ortaya çıkışı, gelişen zarar ve süreyi etkileyen işlemler somut dosyada önemlidir. Her talebin süresini tek bir tarihten başlatmak veya ceza soruşturmasının bütün hukuk davası sürelerini kendiliğinden durdurduğunu düşünmek doğru değildir.

İşverenin ödeme sözü vermesi nedeniyle beklemek de güvenli bir yöntem değildir. Hangi başvurunun hangi süreye etkili olduğu incelenmeli, SGK süreci devam ederken diğer taleplerin süreleri ayrıca takip edilmelidir.

İşveren ödeme teklif ederse veya ibraname isterse ne yapılmalı?

İşverenin tedavi masrafını karşılaması ya da bir miktar ödeme yapması, bütün zararların giderildiğini tek başına göstermez. Ödemenin hangi talebe ilişkin olduğu ve imzalanması istenen belgenin kapsamı önemlidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmelerinde yazılı şekil, iş ilişkisinin bitiminden sonra en az bir ay geçmesi, alacağın tür ve miktarının açıklığı ve ödemenin banka aracılığıyla eksiksiz yapılması gibi şartlar arar.

Bir belgenin geçerli ibra oluşturmaması, yapılmış ödemenin hiçbir hukuki etkisinin olmayacağı anlamına da gelmez. Belge, ödeme ve varsa sulh anlaşması birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle tedavi devam ederken veya kalıcı etkiler henüz belirlenmemişken kapsamlı bir anlaşma imzalanmadan önce hukuki inceleme yapılması yararlıdır.

Çalışmaya devam ederken hak aranabilir mi?

İş kazasından doğan hakları istemek için istifa etmek veya işten çıkarılmayı beklemek gerekmez. İşçinin aynı işyerinde çalışmayı sürdürmesi gerçekleşmiş zararı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşten ayrılma kararı ise kıdem, ihbar ve diğer işçilik haklarını etkileyebileceğinden ayrı değerlendirilmelidir.

Kaza sonrasında iş sözleşmesi sona erdirilmişse fesih gerekçesi, bildirim tarihi ve iş güvencesi şartları ayrıca incelenir. Bu talepler bakımından kısa başvuru süreleri söz konusu olabileceği için iş kazası dosyasının sonucunu beklemek uygun olmayabilir. İlgili süreci işten haksız çıkarılma ve fesih süreci sayfamızdan inceleyebilirsiniz.

Avukat görüşmesine hangi belgelerle gidilmeli?

İlk görüşmede bütün belgelerin tamamlanmış olması şart değildir. Mevcut sağlık raporları, SGK hizmet dökümü, işveren bilgileri, ücret belgeleri, yazışmalar, tanıkların iletişim bilgileri ve yapılmış başvuruların kayıtları yararlı olur. İmzalanan belgelerin ve varsa soruşturma evrakının da paylaşılması değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Hukuki incelemede öncelikle çalışmanın ve kazanın nasıl ispatlanacağı, kaybolma riski taşıyan deliller, SGK başvurusunun durumu ve dava süreleri belirlenir. Ardından ilgili işverenler ve sorumlu kişiler, tespit ihtiyacı ve talep edilebilecek haklar dosyaya göre değerlendirilir. Sürecin süresi ve sonucu, deliller ile uyuşmazlığın kapsamına bağlıdır.

Sigortasız çalışırken geçirdiğiniz iş kazasının hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi için Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Paylaş

Bu makaleyi paylaşın

Kaynaklar

  1. 1. 5510 sayılı Kanun m. 4, 7, 8 ve 92 – Zorunlu sigortalılık ve bildirim (yeni sekmede açılır)
  2. 2. 5510 sayılı Kanun m. 13, 16–23 ve 86 – İş kazası, sigorta yardımları ve hizmetlerin tespiti (yeni sekmede açılır)
  3. 3. SGK – İş kazasının bildirimi ve sigortalıya sağlanan haklar (yeni sekmede açılır)
  4. 4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 53–56, 146, 417 ve 420 – Tazminat, koruma borcu ve ibra (yeni sekmede açılır)
  5. 5. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4 ve 14 – İşverenin yükümlülükleri (yeni sekmede açılır)
  6. 6. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3–6 – Arabuluculuk istisnası, SGK başvurusu, görev ve yetki (yeni sekmede açılır)

Sık sorulan sorular

Sigortasız işçi iş kazası geçirirse tazminat alabilir mi?

SGK girişinin yapılmamış olması tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Hizmet ilişkisi, kazanın oluşumu, zarar ve sorumluluk şartları ispatlanırsa işverenden maddi ve manevi tazminat istenebilir. SGK yardımları için de sigortalılık ve iş kazası durumunun tespiti gerekir.

İşveren iş kazasını bildirmezse işçi ne yapmalı?

İşçi, işyerini ve olayın tarihini açıklayan dilekçesiyle ilgili SGK il müdürlüğüne veya sosyal güvenlik merkezine başvurabilir. Sağlık kayıtları, tanık bilgileri ve çalışma belgeleri eklenmelidir. Başvuru kaydı saklanmalı; olayın özelliğine göre kolluk veya savcılık süreci de takip edilmelidir.

Deneme süresinde veya işe ilk gün girerken iş kazası hakları var mı?

Hizmet akdiyle çalışanın sigortalılığı kural olarak fiilen çalışmaya başlamasıyla doğar. Deneme süresi, sigortasız çalıştırma hakkı vermez. İşe başladığı gün kaza geçiren işçi de hizmet ilişkisi ve olayın iş kazası niteliği tespit edildiğinde ilgili haklardan yararlanabilir.

Sigortasız çalıştığımı nasıl ispatlayabilirim?

Çalışmayı bilen tanıklar, ücret ödemeleri, iş mesajları, vardiya listeleri, giriş çıkış kayıtları, görev belgeleri ve sağlık kayıtları birlikte değerlendirilebilir. Yazılı sözleşme bulunmaması tek başına hakkı ortadan kaldırmaz. Deliller hukuka uygun şekilde korunmalı ve gerektiğinde mahkeme aracılığıyla istenmelidir.

İş kazası tespit davası ile hizmet tespit davası aynı mı?

Hayır. İş kazası tespit davası belirli olayın iş kazası sayılmasına; hizmet tespit davası bildirilmeyen sigortalı çalışma sürelerine yöneliktir. Taleplerin kapsamı, tarafları, ön başvuru şartları ve süreleri farklıdır. Her olayda iki ayrı davanın da mutlaka açılması gerekmez.

Sigortasız iş kazasında arabuluculuk zorunlu mu?

7036 sayılı Kanun m. 3/3 uyarınca iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. SGK uyuşmazlıklarındaki Kuruma ön başvuru şartı ayrı bir konudur. Ücret, kıdem veya işe iade gibi başka taleplerin usulü ayrıca incelenir.

İş kazasından sonra çalışmaya devam ederken dava açabilir miyim?

Evet. İş kazasına ilişkin hakları talep etmek için işten ayrılmak zorunlu değildir. Çalışmaya devam edilmesi, gerçekleşmiş bedensel zararı veya işverenin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde doğabilecek ayrı talepler ayrıca değerlendirilir.

İşverenin ceza alması işçiye otomatik tazminat ödenmesini sağlar mı?

Hayır. Ceza soruşturması, SGK incelemesi ve tazminat davası farklı süreçlerdir. İşverene kesilen idari para cezası da işçiye ödenen bir tazminat değildir. İşçinin maddi ve manevi zararlarına ilişkin taleplerin uygun hukuki yoldan ayrıca ileri sürülmesi gerekir.

Uzman görüşü

Makaleyi hazırlayan hukukçu

Avukat Hilal Türkoğlu profil fotoğrafı

Hilal Türkoğlu

Kurucu Avukat

Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu kurucu avukatı; hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık süreçlerini mesleki özenle yürütür.

Diller:
Türkçe
  • Hukuki danışmanlık
  • Uyuşmazlık çözümü
  • Dava ve süreç takibi