Skip to main content
Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu
Mirasın Reddi ve Tereke Borçları

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır 3 Aylık Süre ve Borçlar

Ret süresinin hesabı, kredi ve icra borçları, hükmen ret ile eş çocuk ve torunların hukuki durumu

Hilal Türkoğlu 9 dk okuma Güncelleme:
Mirasın Reddi Nasıl Yapılır 3 Aylık Süre ve Borçlar

Kısaca

Mirasın reddi, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine kayıtsız ve şartsız sözlü ya da yazılı beyanla yapılır. Yasal mirasçı için süre kural olarak ölümü öğrendiği tarihten başlayarak üç aydır. Süresinde ret yoksa miras borçlarıyla birlikte kazanılır; ancak ölüm tarihinde açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ödeme güçsüzlüğünde hükmen ret gündeme gelebilir.

  • Mirasın reddi için üç aylık süre 90 gün değil, takvim ayı olarak hesaplanır.
  • Kredi, icra, vergi ve diğer tereke borçları mirasla birlikte geçer; mirasçılar kural olarak kişisel malvarlıklarıyla sorumludur.
  • Ret beyanı mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine kayıtsız ve şartsız yapılır.
  • Ölüm tarihinde ödeme güçsüzlüğü açıkça belli veya resmen tespit edilmişse süreye bağlı olmayan hükmen ret gündeme gelebilir.
  • Bir mirasçının reddi çocuklarını mirasçı hâline getirebilir; her mirasçının süresi ve işlemi ayrı değerlendirilmelidir.
  • Noter ret makamı değildir ve yalnız e-Devlet şifresiyle mirasın reddi işlemi tamamlanamaz.

Mirasın reddi, mirasçının mirasbırakandan kalan malvarlığını ve borçları kabul etmemesidir. Halk arasında “reddi miras” denilse de Türk Medenî Kanunu’ndaki doğru kavram mirasın reddidir. Miras ölümle birlikte kendiliğinden ve bir bütün olarak geçtiği için yalnız borçları reddedip malları kabul etmek mümkün değildir.

Bu yazıda üç aylık sürenin ne zaman başladığını, kredi ve icra borçlarının mirasçıya etkisini, süre geçtikten sonra hükmen ret yolunu, reddin çocuklara ve torunlara sonucunu ve başvurunun e-Devlet ya da noter üzerinden yapılıp yapılamayacağını açıklıyoruz.

Mirasın reddi nedir ve neden yapılır?

Türk Medenî Kanunu m. 599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle terekeyi kanun gereğince kazanır. Tereke; ev, araç, banka hesabı ve alacaklar gibi aktiflerle kredi, icra, vergi, kefalet ve diğer borçlar gibi pasiflerin tamamıdır. Kabul için ayrıca imza atılması gerekmez.

Mirasın reddi ise yasal veya atanmış mirasçının bu bütünün dışında kalmasını sağlar. Ret beyanı geçmişe etkili sonuç doğurur; reddeden kişi, payın geçişi bakımından kural olarak miras açıldığı anda hayatta değilmiş gibi değerlendirilir. Bu nedenle karar yalnız reddeden kişiyi değil, çocuklarını, torunlarını, diğer mirasçıları ve sağ kalan eşi de etkileyebilir.

Ret düşünülüyorsa önce mirasçı çevresi ile terekenin aktif ve pasifi çıkarılmalıdır. Mirasçıların ve yasal payların belirlenmesinde veraset ilamı ve mirasçılık belgesi, yaklaşık pay dağılımını görmekte ise miras payı hesaplama aracı yardımcı olabilir. Hesaplama aracı hukuki değerlendirme yerine geçmez.

Mirasın reddi süresi ne zaman başlar?

Miras, kural olarak üç ay içinde reddedilebilir. Başlangıç anı mirasçının sıfatına göre değişir:

  • Yasal mirasçıda: Mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispatlamadıkça, mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarihte süre işlemeye başlar.
  • Atanmış mirasçıda: Vasiyetname veya miras sözleşmesindeki mirasçı atamasının kendisine resmen bildirildiği tarihte süre başlar.
  • Ret nedeniyle sonradan mirasçı olanda: Önceki mirasçıların mirası reddettiğini öğrendiği tarihte kendi süresi işlemeye başlar.
  • Koruma amacıyla tereke yazımında: Yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından bildirildiği tarihten itibaren süre işler.

Ölümün bilinmesi ile mirasçı olunduğunun bilinmesi çoğu dosyada aynı tarihe denk gelir. Ancak soybağının sonradan öğrenilmesi, önceki sıradaki mirasçının reddi veya atanmış mirasçılığın sonradan tebliği gibi hâllerde başlangıç tarihi farklı olabilir. Daha geç öğrenme iddiasını ileri süren mirasçı bunu belgelemek zorundadır.

3 aylık mirasın reddi süresi nasıl hesaplanır?

Kanundaki süre 90 gün değil üç takvim ayıdır. Örneğin yasal mirasçı ölümü 12 Ocak’ta öğrenmişse süre normal olarak 12 Nisan günü sona erer. Başlangıç günü ayın sonunda olup üçüncü ayda aynı numaralı gün yoksa süre o ayın son gününde biter. Öğrenme günü, resmî tatil ve elektronik sistem kesintisi gibi ayrıntılar uyuşmazlık doğurabileceğinden başvuruyu son güne bırakmamak gerekir.

Üç aylık süre hak düşürücüdür. Süre içinde ret beyanında bulunmayan mirasçı, mirası kayıtsız ve şartsız kazanmış sayılır. Mirasçılık belgesinin geç alınması veya borçların tam olarak öğrenilememesi, tek başına süreyi otomatik olarak durdurmaz.

Borç durumu belirsizse kanunun öngördüğü terekenin resmî defterinin tutulması seçeneği ayrıca değerlendirilmelidir. Bu istemin de ret süresinin başlamasından itibaren bir aylık özel süresi vardır. Resmî defter, mirasçıya terekenin borç tablosunu görerek ret, resmî deftere göre kabul veya başka bir seçim yapma imkânı verir.

Miras bırakanın kredi ve icra borçları mirasçıya geçer mi?

Evet. Banka kredisi, kredi kartı, icra dosyası, vergi, SGK, sözleşme ve tazminat borçları kural olarak terekenin pasifine girer. Mirasçılar mirasbırakanın borçlarından yalnız miras payları veya kendilerine kalan mal değeri kadar sorumlu değildir; kayıtsız şartsız kazanılan mirasta kişisel malvarlığıyla sorumluluk doğabilir. Birden fazla mirasçı varsa tereke borçlarından müteselsil sorumluluk esastır; alacaklı borcun tamamını koşulları varsa mirasçılardan birinden isteyebilir.

Bu nedenle “mirasçıya hiçbir mal kalmadı” veya “ben taşınmazdan pay almadım” demek borcu kendiliğinden sona erdirmez. Öte yandan hayat sigortası, krediye bağlı sigorta, rehin, kefaletin özel sorumluluk kuralı ve zamanaşımı gibi unsurlar her borç bakımından ayrıca incelenmelidir.

Mirasçıya icra ödeme emri gelmişse hem icra dosyasındaki itiraz veya şikâyet süreleri hem de miras hukuku savunmaları birlikte değerlendirilmelidir. İcra evrakını görmezden gelmek, hükmen ret iddiasının ayrıca ileri sürülebileceği anlamına gelse bile takip hukukundaki süre kayıplarına yol açabilir.

Ret hakkını düşüren davranışlar nelerdir?

Üç aylık süre henüz dolmamış olsa bile mirasçı, terekeyi sahiplendiğini gösteren bazı davranışlarla ret hakkını kaybedebilir. Olağan yönetim veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli sınırı aşan işlemler yapmak, tereke mallarını gizlemek ya da kendisine mal etmek bu kapsamdadır.

Özellikle mirasbırakanın banka hesabından para çekmek, aracını satmak, taşınmazını kendi adına devralmak veya değerli eşyaları paylaşmak risklidir. Cenaze giderlerinin karşılanması, bozulacak malın korunması veya süre kaybını önleyen zorunlu işlemler ise somut olayın koşullarına göre farklı değerlendirilebilir. Güncel yargı kararlarında, terekeden alınan düşük bir tutarın kabul anlamına gelip gelmediği bile terekenin toplam aktif ve pasifiyle karşılaştırılarak incelenmektedir.

Mirasın reddi süresi geçtiyse ne yapılabilir?

Süre geçirilmişse ilk ihtimal, Türk Medenî Kanunu m. 615 uyarınca önemli bir sebebe dayanarak sulh hâkiminden sürenin uzatılmasını veya yeni bir süre verilmesini istemektir. Bu imkân otomatik değildir. Hastalık, fiilî imkânsızlık, gecikmiş bildirim veya somut olayın özellikleri mahkemece değerlendirilir; sadece borçların geç fark edilmesi her dosyada yeterli kabul edilmeyebilir.

İkinci ihtimal, şartları varsa mirasın hükmen reddidir. Bu iki yol birbirinden farklıdır: gerçek ret, mirasçının süresinde yaptığı irade beyanına; hükmen ret ise mirasbırakanın ölüm anındaki objektif ödeme güçsüzlüğüne dayanır.

Hükmen ret nedir ve hangi şartlarda uygulanır?

Mirasbırakanın ödemeden aczi ölüm tarihinde açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras, kanun gereği reddedilmiş sayılır. Burada yalnız borç bulunması yetmez. Ölüm tarihindeki tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçlar pasifini oluşturur; borca batıklık bu iki taraf birlikte araştırılarak belirlenir.

Hükmen ret, üç aylık gerçek ret süresine tabi değildir. Anayasa Mahkemesinin 2026 yılında Resmî Gazete’de yayımlanan Güler Veziroğlu ve diğerleri kararında aktarılan Yargıtay yaklaşımı da talebin süreye tabi olmadığını ve borca batıklığın ölüm tarihine göre belirlenmesi gerektiğini açıklar. Buna rağmen uygulamada mirasçıya takip yöneltildiğinde hükmen reddin tespiti için dava açılması veya devam eden davada bu durumun savunulması gerekebilir.

Mahkeme banka, tapu, araç, vergi, SGK ve icra kayıtları üzerinden terekenin ölüm tarihindeki gerçek durumunu araştırır. Mirasçının terekeyi benimsediğini gösteren davranışları da inceler. Bu nedenle hesap hareketleri, icra dosyaları, borç yazıları ve malvarlığı kayıtları korunmalıdır.

Mirası reddeden kişinin çocuklarına borç geçer mi?

Sık kullanılan “borç çocuklara geçer” cümlesi eksiktir. Borç, reddeden kişinin kendi borcu gibi çocuğa devredilmez. Yasal mirasçı mirası reddettiğinde onun payı, o kişi miras açıldığı anda sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Reddeden mirasçının çocukları bu temsil kuralı nedeniyle doğrudan mirasbırakanın mirasçısı olabilir ve tereke borçları bakımından kendi adlarına karar vermeleri gerekebilir.

Örneğin dede öldüğünde iki çocuğundan biri mirası reddeder, diğeri kabul ederse reddeden çocuğun payı kural olarak onun çocuklarına, yani dedenin torunlarına geçer. Torunların üç aylık süresi önceki mirasçının reddini öğrendikleri tarihte başlar. Torun küçükse ret işlemi kanuni temsil, menfaat çatışması ve gerekli mahkeme izinleri yönünden ayrıca ele alınmalıdır.

Bu kuralın istisnaları vardır. En yakın yasal mirasçıların tamamının reddi hâlinde tereke sonraki zümreye sıradan biçimde aktarılmayıp resmî tasfiyeye gider. Altsoyun tamamının reddi ve sağ kalan eşin bulunması hâlinde de Kanun’un eş lehine özel hükmü uygulanır. Bu nedenle ailede herkes için aynı dilekçeyi vermek yerine, her kişinin mirasçılık sırası ve başlangıç tarihi ayrı belirlenmelidir.

Reddi miras e-Devlet’ten yapılabilir mi?

e-Devlet’te tek başına mirası reddetmeye yarayan ve işlemi tamamlayan bir hizmet bulunması, kanundaki mahkeme beyanı şartının yerini almaz. Ret, mirasın açıldığı yer olan mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır.

UYAP Vatandaş Portalına e-Devlet kimlik doğrulamasıyla girilebilir. Ancak Adalet Bakanlığının güncel hizmet açıklamasına göre yalnız e-Devlet şifresiyle giriş yapanlar esas olarak dosya görüntüleme ve takip imkânlarından yararlanırken, elektronik ortamda hukuk davası açma ve evrak gönderme işlemleri nitelikli elektronik imza gerektirir. UYAP üzerinden başvuru düşünüldüğünde doğru mahkeme ve başvuru türünün seçildiği, belgenin elektronik imzalandığı ve tevzi edildiği mutlaka kontrol edilmelidir.

Reddi miras noterden yapılabilir mi?

Hayır. Noter, mirasın reddi beyanını kabul edip özel kütüğe kaydeden makam değildir. Noterde düzenlenen tek taraflı bir ret açıklaması veya ihtarname, sulh hukuk mahkemesine yapılması gereken beyanın yerine geçmez.

Başvuru vekil aracılığıyla yapılacaksa noter, mirasın reddine ilişkin özel yetkiyi içeren vekâletnameyi düzenleyebilir; fakat ret beyanı yine yetkili sulh hukuk mahkemesine sunulur. Kanuna göre beyan sözlü veya yazılı ve mutlaka kayıtsız şartsız olmalıdır. Şarta bağlanan ya da yalnız belirli borçları dışlamaya çalışan açıklama geçerli ret sonucu doğurmaz.

Mirasın reddi hangi mahkemeye ve nasıl yapılır?

Yetkili yer, mirasbırakanın son yerleşim yeridir; başvuru o yerdeki sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mirasçı kimliği, ölüm ve mirasçılık bilgileri ile kayıtsız şartsız ret iradesini içeren dilekçe sunabilir veya beyanını mahkemede sözlü olarak tutanağa geçirtebilir.

  1. Ölüm ve öğrenme tarihini gösteren belgeleri belirleyin.
  2. Mirasçılık belgesi ile aile ağacını ve reddin kimleri sıraya sokacağını inceleyin.
  3. Kredi, icra, vergi, banka, tapu ve araç kayıtları üzerinden terekeyi araştırın.
  4. Yetkili sulh hukuk mahkemesine kayıtsız ve şartsız ret beyanını süresinde sunun.
  5. Beyanın özel kütüğe işlendiğini gösteren ret belgesini alın ve saklayın.
  6. Ret nedeniyle sonradan mirasçı olacak kişilere ilişkin süreleri ayrıca takip edin.

Süre dolmadan tereke malları üzerinde sahiplenici işlem yapmamak önemlidir. Mirasın paylaşılması veya ortaklığın sona erdirilmesi gerekiyorsa izale-i şüyu ve ortaklığın giderilmesi yazımız incelenebilir; fakat paylaşma işlemi ret hakkının korunmasıyla aynı konu değildir.

Miras reddedilirse pay kime geçer?

Reddin sonucu, kimin reddettiğine ve başka hangi mirasçıların bulunduğuna göre değişir:

DurumTemel sonuç Yasal mirasçılardan yalnız biri reddederPayı, kendisi ölüm anında sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer; çocukları varsa temsil yoluyla mirasçı olabilir. Atanmış mirasçı reddederMirasbırakanın tasarrufundan başka irade anlaşılmıyorsa pay en yakın yasal mirasçılara kalır. En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederTereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; artan değer olursa reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. Altsoyun tamamı reddeder ve sağ kalan eş vardırTürk Medenî Kanunu m. 613 uyarınca altsoyun payı sağ kalan eşe geçer. Ret sonucu daha önce mirasçı olmayan kişi sıraya girerBu kişinin üç aylık ret süresi, önceki mirasçıların reddini öğrendiği tarihte başlar.

“Çocuk reddederse pay mutlaka eşe geçer” veya “torunlar her durumda borçlu olur” gibi genellemeler doğru değildir. Sağ kalan eşin varlığı, kaç çocuğun ret verdiği, bütün altsoyun reddedip reddetmediği ve en yakın mirasçıların tamamının reddi sonucu değiştirir. Tenkis ve saklı pay gibi mirasın başka sonuçları hakkında tenkis davası ve saklı pay yazımıza bakabilirsiniz.

Mirasın reddinden önce kontrol edilmesi gerekenler

  • Ölüm, öğrenme ve varsa resmî bildirim tarihleri
  • Mirasçılık belgesindeki eş, çocuk, torun ve diğer mirasçılar
  • Banka hesapları, taşınmazlar, araçlar, şirket payları ve alacaklar
  • Kredi, kredi kartı, vergi, SGK, icra ve kefalet borçları
  • Krediye bağlı hayat sigortası veya başka teminatlar
  • Tereke üzerinde daha önce yapılmış para çekme, satış veya devir işlemleri
  • Ret hâlinde sıraya girecek çocuk ve torunların durumu

Mirasın reddi, tek bir kişinin borçtan çıkmasını sağlayan bağımsız bir form işlemi değildir; aile ağacındaki sonraki kişileri ve alacaklıları etkileyen bir miras hukuku işlemidir. Üç aylık süre başlamışsa terekenin araştırılması ve aile içindeki sonuçların birlikte planlanması gerekir. Ayrıntılı süreç için miras paylaşımı ve mirasın reddi faaliyet alanı sayfamızı inceleyebilir veya somut dosyanız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Resmî mevzuat ve karar kaynakları

Paylaş

Bu makaleyi paylaşın

Kaynaklar

  1. 1. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 599 ve 605–615 – Mirasın geçmesi, reddi, süre ve sonuçlar (yeni sekmede açılır)
  2. 2. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 641 ve 681–682 – Tereke borçlarından sorumluluk (yeni sekmede açılır)
  3. 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4 ve 11 – Görev ve mirastan doğan işlerde yetki (yeni sekmede açılır)
  4. 4. Anayasa Mahkemesi Güler Veziroğlu ve diğerleri kararı – Hükmen ret ve terekeyi benimseme değerlendirmesi (yeni sekmede açılır)
  5. 5. Anayasa Mahkemesi E. 2012/37 K. 2012/148 – Hükmen reddin süreye bağlı olmaması (yeni sekmede açılır)
  6. 6. Adalet Bakanlığı UYAP hizmetleri – Vatandaş Portal giriş ve elektronik işlem imkânları (yeni sekmede açılır)

Sık sorulan sorular

Mirasın reddi süresi ne zaman başlar ve 3 aylık süre nasıl hesaplanır?

Yasal mirasçı için üç aylık süre, mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispatlamadıkça mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarihten; atanmış mirasçı için vasiyetname veya miras sözleşmesinin kendisine resmen bildirildiği tarihten başlar. Üç ay, 90 gün olarak değil takvim ayı olarak hesaplanır. Örneğin ölüm 12 Ocak’ta öğrenilmişse süre kural olarak 12 Nisan günü sona erer. Son günü beklemeden başvurmak ve öğrenme tarihini belgelemek en güvenli yoldur.

Miras bırakanın kredi ve icra borçları mirasçıya geçer mi?

Evet. Miras, ölümle birlikte mal ve alacakların yanı sıra kredi, icra, vergi ve diğer tereke borçlarını da kapsayacak şekilde bir bütün olarak mirasçılara geçer. Mirasçılar bu borçlardan kural olarak kişisel malvarlıklarıyla ve birlikte müteselsilen sorumlu olabilir. Süresinde geçerli ret, hükmen ret veya kanundaki resmî tasfiye ve resmî defter yolları bu sonucu değiştirebilir.

Mirasın reddi süresi geçtiyse ne yapılabilir ve hükmen ret nedir?

Üç aylık süre geçince gerçek ret kural olarak mümkün olmaz ve miras kayıtsız şartsız kazanılmış sayılır. Ancak önemli bir sebep varsa sulh hâkiminden sürenin uzatılması veya yeni süre verilmesi istenebilir. Ayrıca mirasbırakanın ödeme güçsüzlüğü ölüm tarihinde açıkça belli ya da resmen tespit edilmişse miras kanunen reddedilmiş sayılabilir. Hükmen ret süreye bağlı değildir; buna rağmen borca batıklık ve terekenin benimsenmediği somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Mirası reddeden kişinin çocuklarına borç geçer mi?

Borç, reddeden ebeveynden çocuğa doğrudan aktarılmaz. Fakat yasal mirasçı reddettiğinde kendisi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edildiği için onun çocukları temsil yoluyla mirasçı hâline gelebilir. Bu durumda çocukların kendilerine ait ret süresi, önceki mirasçının reddini öğrendikleri tarihten başlar. En yakın mirasçıların tamamının reddi ve altsoyun tamamının reddi hâllerinde ise özel tasfiye ve sağ kalan eş kuralları uygulanır.

Reddi miras e-Devlet’ten veya noterden yapılabilir mi?

Mirasın reddi, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine kayıtsız ve şartsız sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Noter ret beyanını kabul edip özel kütüğe tescil eden makam değildir; noter belgesi tek başına mahkeme başvurusunun yerini tutmaz. UYAP’a e-Devlet ile giriş yapılabilse de yalnız e-Devlet şifresiyle ret işlemi tamamlanamaz. Elektronik başvuru için UYAP’ın desteklediği nitelikli elektronik imza ve doğru yargısal başvuru türü gerekir.

Miras reddedilirse pay kime geçer ve eş çocuk ile torunların durumu nedir?

Tek bir yasal mirasçı reddederse payı, o kişi ölüm anında sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer; bu nedenle çocuğun payı çoğu durumda kendi çocuklarına, yani mirasbırakanın torunlarına yönelir. En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Altsoyun tamamının reddinde ise Türk Medenî Kanunu m. 613 uyarınca altsoyun payı sağ kalan eşe geçer. Sonuç, aile ağacına ve kimlerin ret beyanında bulunduğuna göre ayrı hesaplanır.

Uzman görüşü

Makaleyi hazırlayan hukukçu

Avukat Hilal Türkoğlu profil fotoğrafı

Hilal Türkoğlu

Kurucu Avukat

Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu kurucu avukatı; hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık süreçlerini mesleki özenle yürütür.

Diller:
Türkçe
  • Hukuki danışmanlık
  • Uyuşmazlık çözümü
  • Dava ve süreç takibi

Hukuki inceleme: Hilal Türkoğlu ·