Skip to main content
Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu
Ortaklığın Giderilmesi

İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası: Süreç, Şartlar ve Paydaşların Hakları

Paylı mülkiyeti sona erdirmek isteyen paydaşın izlemesi gereken yol

Hilal Türkoğlu 5 dk okuma Güncelleme:
İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası: Süreç, Şartlar ve Paydaşların Hakları

Kısaca

İzale-i şuyu, ortak mülkiyete konu bir malın paylaşılarak ortaklığın sona erdirilmesidir. Davayı paydaşlardan herhangi biri tek başına açabilir; dava tüm paydaşlara yöneltilir. Taşınmazlarda 1 Eylül 2023’ten itibaren önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Mahkeme öncelikle aynen taksimi değerlendirir; mümkün değilse taşınmaz açık artırmayla satılır ve bedel paylar oranında dağıtılır.

  • Paylaşmayı isteme hakkı her paydaşa aittir; diğer paydaşların onayı gerekmez.
  • Dava tüm paydaşlara yöneltilmelidir; eksik taraf dosyanın ilerlemesini engeller.
  • Taşınmaz uyuşmazlıklarında arabuluculuk 1 Eylül 2023’ten beri dava şartıdır.
  • Kanun aynen taksime öncelik verir; satış son çaredir.
  • Yargılama giderleri kural olarak paydaşlara payları oranında yüklenir.

Bir taşınmaza birden fazla kişinin sahip olması, o taşınmazın kullanılmasını çoğu zaman fiilen imkânsız hâle getirir. Kardeşler arasında miras kalan bir arsa, eşlerden birinin vefatıyla mirasçılara geçen bir daire ya da ortaklaşa satın alınmış bir dükkân, paydaşlar anlaşamadığında kimsenin yararlanamadığı bir değere dönüşür. Hukuk bu tıkanıklığa bir çözüm öngörür: ortaklığın giderilmesi davası, eski adıyla izale-i şuyu.

Ortaklığın giderilmesi davası nedir?

Ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyete konu bir maldaki ortaklığa son vererek malın bireysel mülkiyete ya da paraya çevrilmesini sağlayan bir davadır. Dava sonunda taşınmaz ya paydaşlar arasında fiilen bölüşülür ya da satılarak bedeli paylara göre dağıtılır. Her iki hâlde de ortaklık sona erer.

Dava, taşınmazlar kadar taşınırlar için de açılabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler arsa, tarla, daire ve dükkânlardır.

Davayı kim açabilir?

Paylaşmayı isteme hakkı her paydaşa tanınmıştır. Bir paydaş, diğerlerinin rızasını almadan tek başına dava açabilir; payının büyüklüğü de önemli değildir. Yüzde beş paya sahip bir paydaşın talebi, yüzde doksan beş paya sahip paydaşın itirazına rağmen davanın görülmesini sağlar.

Buna karşılık dava, tüm paydaşlara yöneltilmek zorundadır. Verilecek karar herkesin hukuki durumunu birlikte etkilediği için paydaşlar arasında zorunlu bir dava arkadaşlığı vardır. Paydaşlardan biri vefat etmişse mirasçılarının tamamının davaya dâhil edilmesi gerekir. Tapu kaydı ile fiilî durum arasındaki uyumsuzluklar bu aşamada sıkça sorun çıkarır; bu nedenle dava açılmadan önce güncel tapu kaydının ve varsa veraset ilamının temin edilmesi yerinde olur.

Önce arabuluculuk: 2023’te değişen kural

Taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda — ortaklığın giderilmesi talebi de bunlara dâhildir — 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu adım atlanarak açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir ve emek, zaman ile masraf boşa gider.

Arabuluculuk aşaması yalnızca bir formalite değildir. Paydaşlar bu aşamada payların birbirine devri, taşınmazın rızaen satışı veya fiilî bir kullanım düzeni üzerinde anlaşabilir. Anlaşma sağlanırsa dava hiç açılmaz; anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenir.

Hangi mahkeme görevli ve yetkili?

Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir; bu yetki kuralı kesindir, taraflar sözleşmeyle başka bir mahkemeyi yetkili kılamaz. Birden fazla taşınmaz varsa ve bunlar farklı yerlerde bulunuyorsa her biri için ayrı dava açılması gerekebilir.

Aynen taksim mi, satış mı?

Kanun paylaşma biçimini paydaşların iradesine bırakır; anlaşma yoksa sıralama nettir.

1. Aynen taksim

Paydaşlardan biri malın aynen bölünerek paylaştırılmasını talep ediyorsa mahkeme önce bu yolu değerlendirir. Aynen taksime karar verilebilmesi için taşınmazın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünebilmesi gerekir. Örneğin geniş bir tarla ifraz edilerek paylara ayrılabilirken, tek bir daire çoğu zaman bölünemez.

Bölünen parçaların değeri paylara tam olarak denk gelmiyorsa aradaki fark para eklenerek denkleştirilebilir. Bu, aynen taksimi mümkün kılan pratik bir araçtır ve satışa göre paydaşların çoğu için daha avantajlıdır.

2. Kat mülkiyeti kurulması

Üzerinde bağımsız bölümlere elverişli bir yapı bulunan taşınmazlarda, paydaşlardan birinin talebiyle kat mülkiyeti kurulması da bir çözüm olabilir. Bu yol, binayı satmadan her paydaşa bağımsız bir bölüm kazandırır.

3. Satış yoluyla paylaşma

Aynen taksim mümkün değilse veya talep edilmemişse mahkeme satışa karar verir. Satış, mahkemenin belirlediği satış memurluğu eliyle açık artırma ile yapılır ve elde edilen bedel paydaşlara payları oranında dağıtılır. Paydaşlar da artırmaya katılabilir; artırmanın yalnızca paydaşlar arasında yapılması ise ancak paydaşların tamamının bu yönde anlaşmasıyla mümkündür.

Miras yoluyla gelen taşınmazlar: elbirliği mülkiyeti

Bir taşınmaz miras yoluyla intikal ettiğinde mirasçılar arasında kural olarak elbirliği mülkiyeti doğar. Bu mülkiyet türünde mirasçıların belirli oranlarda ayrı payları yoktur; malın tamamı üzerinde birlikte hak sahibidirler ve tasarruf işlemleri ancak oybirliğiyle yapılabilir. Uygulamada tıkanıklığın en sık yaşandığı durum budur: mirasçılardan biri satmak isterken diğeri istemez ve taşınmaz yıllarca atıl kalır.

Bu durumda iki yol vardır. Mirasçılardan biri, terekedeki taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini isteyebilir; böylece her mirasçı kendi payı üzerinde bağımsız olarak tasarruf edebilir hâle gelir. Alternatif olarak doğrudan ortaklığın giderilmesi davası açılabilir. Hangi yolun daha uygun olduğu, terekenin başka mal varlığı içerip içermediğine ve mirasçıların beklentilerine göre değişir.

Elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu dosyalarda davanın tüm mirasçılara yöneltilmesi zorunludur. Veraset ilamının güncel olması ve mirasçılardan birinin de vefat etmiş olması hâlinde onun mirasçılarının davaya dâhil edilmesi, sürecin en sık aksadığı noktadır.

Süreç adım adım

  1. Güncel tapu kaydı, varsa veraset ilamı ve paydaş listesi hazırlanır.
  2. Arabulucuya başvurulur; anlaşma sağlanamazsa son tutanak alınır.
  3. Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde dava açılır ve tüm paydaşlar davalı gösterilir.
  4. Mahkeme keşif yapar, bilirkişi taşınmazın bölünebilirliğini ve değerini raporlar.
  5. Aynen taksim mümkünse taksime, değilse satışa karar verilir.
  6. Karar kesinleştikten sonra satış memurluğu açık artırmayı yürütür.
  7. Satış bedeli, giderler düşüldükten sonra paylar oranında paydaşlara ödenir.

Süreler: dava bir hak düşürücü süreye bağlı değildir

Paylaşmayı isteme hakkı zamanaşımına uğramaz; paydaş bu hakkı kural olarak her zaman kullanabilir. İki sınırlama vardır: paylaşmayı isteme hakkı sözleşmeyle en çok on yıllık bir süre için ertelenebilir ve hak, uygun olmayan bir zamanda kullanılamaz. Uygun olmayan zaman değerlendirmesi somut olaya göre yapılır; örneğin hasat öncesi bir tarımsal taşınmazın satışının istenmesi bu kapsamda tartışılabilir.

Sık yapılan hatalar

  • Arabuluculuk aşamasının atlanması. Dava şartı eksikliği doğrudan usulden redde yol açar.
  • Paydaşlardan birinin davada gösterilmemesi. Özellikle vefat etmiş paydaşın mirasçıları unutulduğunda dosya ilerlemez.
  • Aynen taksim talebinin hiç ileri sürülmemesi. Talep edilmezse mahkeme çoğu zaman doğrudan satışı değerlendirir; oysa bölünebilir bir taşınmazda taksim çoğu paydaş için daha lehe sonuç verir.
  • Ecrimisil alacağının bu davada istenmesi. Taşınmazı tek başına kullanan paydaştan istenecek kullanım bedeli ayrı bir davanın konusudur.
  • Satışa hazırlıksız girilmesi. Açık artırmada taşınmazın gerçek değerinin altında satılma ihtimali, paydaşların önceden strateji belirlemesini gerektirir.

Yargılama giderleri kime ait?

Ortaklığın giderilmesi davası, taraflardan birinin haksızlığının tespit edildiği bir dava değildir; ortak bir hukuki durumu sona erdirir. Bu nedenle yargılama giderleri kural olarak davayı açana yüklenmez, paydaşlara payları oranında dağıtılır. Satış aşamasındaki masraflar da satış bedelinden karşılanır.

Dava açmadan önce değerlendirilmesi gerekenler

Ortaklığın giderilmesi, paydaşlar arasındaki tıkanıklığı çözen kesin bir yoldur; ancak her zaman en avantajlı yol değildir. Payların paydaşlar arasında devri, taşınmazın rızaen satışı veya kat mülkiyeti kurulması çoğu dosyada hem daha hızlı hem de ekonomik olarak daha verimli sonuç verir. Dava açmadan önce taşınmazın bölünebilirliği, güncel değeri ve paydaşların gerçek beklentileri birlikte değerlendirilmelidir.

Paylaş

Bu makaleyi paylaşın

Kaynaklar

  1. 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 698 – Paylaşmayı isteme hakkı (yeni sekmede açılır)
  2. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 699 – Paylaşma biçimi (yeni sekmede açılır)
  3. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 644 – Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi (yeni sekmede açılır)
  4. 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4 – Sulh hukuk mahkemesinin görevi (yeni sekmede açılır)
  5. 5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12 – Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki (yeni sekmede açılır)
  6. 6. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B – Dava şartı arabuluculuk (yeni sekmede açılır)

Sık sorulan sorular

Ortaklığın giderilmesi davasını tek bir paydaş açabilir mi?

Evet. Paylaşmayı isteme hakkı her paydaşa tanınmıştır; diğer paydaşların onayı aranmaz. Ancak davanın tüm paydaşlara yöneltilmesi gerekir, çünkü karar hepsinin hukuki durumunu birlikte etkiler.

Ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda, ortaklığın giderilmesi talebi de dâhil olmak üzere, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabuluculuk aşaması tamamlanmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Taşınmaz aynen bölünebiliyorsa yine de satılır mı?

Hayır. Kanun aynen paylaşmaya öncelik verir. Paydaşlardan biri aynen bölünmeyi talep ediyor ve taşınmaz önemli bir değer kaybı olmadan bölünebiliyorsa mahkeme aynen taksime karar verir. Paylar tam eşitlenemiyorsa aradaki fark para ile denkleştirilebilir.

Ortaklığın giderilmesi davası zamanaşımına uğrar mı?

Hayır. Paylaşmayı isteme hakkı bir süreye bağlı değildir; paydaş bu hakkı kural olarak her zaman kullanabilir. Yalnızca paylaşmayı isteme hakkı sözleşmeyle en çok on yıllık bir süre için ertelenebilir ve hak, uygun olmayan bir zamanda kullanılamaz.

Satış yoluyla giderilen ortaklıkta paydaş taşınmazı kendisi alabilir mi?

Alabilir. Satış açık artırma ile yapılır ve paydaşlar da artırmaya katılabilir. Artırmanın yalnızca paydaşlar arasında yapılması ise ancak tüm paydaşların bu yönde anlaşmasıyla mümkündür.

Uzman görüşü

Makaleyi hazırlayan hukukçu

Avukat Hilal Türkoğlu profil fotoğrafı

Hilal Türkoğlu

Kurucu Avukat

Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu kurucu avukatı; hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık süreçlerini mesleki özenle yürütür.

Diller:
Türkçe
  • Hukuki danışmanlık
  • Uyuşmazlık çözümü
  • Dava ve süreç takibi

Hukuki inceleme: Hilal Türkoğlu ·