Skip to main content
Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu
İcra Takibine İtiraz ve İtirazın İptali

Ödeme Emrine İtiraz Süresi: 7 Gün ve Sonuçları

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte sürenin hesabı, itirazın kapsamı ve sonraki aşamalar

Hilal Türkoğlu 6 dk okuma Güncelleme:
Ödeme Emrine İtiraz Süresi: 7 Gün ve Sonuçları

Kısaca

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi, usulüne uygun tebliği izleyen günden başlayarak yedi gündür. İtiraz yazılı veya sözlü olarak icra dairesine yapılabilir ve süresinde itiraz takibi durdurur. Kısmi itirazda uyuşmazlık konusu tutar, imzaya itirazda ise imzanın reddi açıkça belirtilmelidir. Kambiyo ve ilamlı takiplerde farklı kurallar uygulanır.

  • Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür.
  • Tebliğ günü sayılmaz; son gün resmî tatile rastlarsa süre izleyen çalışma günü biter.
  • Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; kısmi itiraz dışındaki tutar bakımından takip devam eder.
  • İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça yazılmalı, kısmi itirazda uyuşmazlık konusu miktar gösterilmelidir.
  • İtirazın iptali ve kaldırılması farklı süre, merci ve inceleme koşullarına bağlı iki ayrı yoldur.

Bir ödeme emrinin tebliğ edilmesi, alacağın mahkeme kararıyla kesinleştiği anlamına gelmez. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte alacaklı, elinde bir mahkeme ilamı bulunmadan icra takibi başlatabilir. Borçluya tanınan ödeme emrine itiraz hakkı, bu nedenle takibin temel güvencelerinden biridir. Ancak bu hak kısa bir süre içinde, doğru mercie ve itirazın kapsamı açıkça belirtilerek kullanılmalıdır.

Bu yazıdaki yedi günlük süre, genel haciz yoluyla ilamsız takipte gönderilen ödeme emri içindir. Kambiyo senetlerine özgü takip, ilamlı takip ve kiralanan taşınmazın tahliyesine ilişkin takiplerde süreler ile başvuru yolları farklı olabilir. Önce belgenin başlığına, takip türüne ve tebliğ tarihine bakılmalıdır.

Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesine göre genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. İtirazın bu süre içinde icra dairesine ulaştırılması gerekir. Yedi gün geçtikten sonra yapılan sıradan bir itiraz, takibi durdurmaz.

Ödeme emrinde alacak miktarı, işlemiş ve işleyecek faiz, takip masrafları ile ödeme ve itiraz süreleri yer alır. Süre hesabı yalnızca belgenin düzenlendiği tarihe veya icra dosyasının açıldığı güne göre yapılmaz. Esas alınan tarih, ödeme emrinin borçluya hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı tarihtir.

Yedi günlük süre nasıl hesaplanır?

İcra ve İflas Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca gün olarak belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz. Örneğin ödeme emri pazartesi günü tebliğ edilmişse süre salı günü işlemeye başlar. Aradaki cumartesi ve pazar günleri de sayılır; çünkü yedi günlük süre iş günü değil, takvim günüdür.

Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen günün çalışma saati sonunda biter. Buna karşılık süre içindeki bir hafta sonu veya resmî tatil, yedi günlük hesabı baştan başlatmaz. Son güne bırakılan başvurularda çalışma saati, elektronik sistemin kullanılabilirliği ve evrakın gerçekten kayda alınıp alınmadığı ayrıca önem taşır.

Elektronik tebligatta özel bir kural bulunur. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesine göre elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Yedi günlük itiraz süresi de bu hukuki tebliğ tarihi belirlendikten sonra hesaplanır. Fizikî zarf üzerindeki kayıtlar ile elektronik tebligat ekranındaki tarihler bu nedenle birlikte ve dikkatle incelenmelidir.

İtiraz nereye ve nasıl yapılır?

İtiraz, takibi yürüten icra dairesine yazılı dilekçeyle veya sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi yoluyla yapılabilir. Kanun, başka bir icra dairesi aracılığıyla itirazın yetkili daireye gönderilmesine de imkân tanır. Başvurunun süre içinde yapıldığını gösteren havaleli dilekçe, alındı belgesi veya doğrulanabilir elektronik kayıt saklanmalıdır.

İtiraz için tek bir kalıp cümle zorunlu değildir. Bununla birlikte borcun neden kabul edilmediğinin, itirazın borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı yöneldiğinin ve faiz ile diğer ferilerin de uyuşmazlık konusu olup olmadığının açıkça yazılması sonraki aşamalar bakımından önemlidir. Belirsiz veya eksik bir beyan, borçlunun daha sonra ileri sürebileceği savunmaları daraltabilir.

Borca, yetkiye ve imzaya itiraz arasındaki fark

Borca itiraz

Borcun hiç doğmadığı, ödendiği, sona erdiği, zamanaşımına uğradığı veya takipte istenen miktarın yanlış olduğu ileri sürülebilir. Faiz oranı, faizin başlangıç tarihi ve takip masrafları da somut duruma göre itirazın kapsamına alınabilir. İtirazın hangi alacak kalemlerine yöneldiği anlaşılır biçimde gösterilmelidir.

Kısmi itiraz

Borcun yalnızca bir kısmı kabul edilmiyorsa itiraz edilen bölümün sebebi ve miktarı açıkça yazılmalıdır. Süresinde ve geçerli biçimde itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşebilir. Bu nedenle yalnızca “borcum yoktur” denilmesi, bir bölümün kabul edildiği dosyalarda istenen hukuki sonucu sağlamayabilir.

İmzaya itiraz

Takibin dayanağı özel belgedeki imza borçluya ait değilse bu husus itirazda ayrıca ve açıkça belirtilmelidir. Yalnızca borca itiraz edilmesi, icra takibi bakımından belgedeki imzanın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. İmzaya itiraz ile belgenin içeriğine veya borcun varlığına yönelik itiraz aynı şey değildir.

Yetkiye itiraz

Takibin yetkisiz bir icra dairesinde başlatıldığı düşünülüyorsa yetki itirazı da süresi içinde ileri sürülmelidir. Yetkili olduğu savunulan icra dairesinin gösterilmesi ve yetki kuralının dayanağının açıklanması gerekebilir. Sözleşmedeki yetki kaydı, tarafların tacir olup olmadığı ve borcun ifa yeri gibi unsurlar sonucu değiştirebilir.

Süresinde itiraz edilirse ne olur?

İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre süresinde yapılan itiraz, genel haciz yoluyla ilamsız takibi durdurur. Takip durmuşken alacaklı doğrudan haciz aşamasına geçemez. Borcun yalnızca bir kısmına itiraz edilmişse takip, kabul edilen veya itiraz edilmeyen bölüm için devam eder.

İtiraz, borcun bulunmadığını kesin olarak belirleyen bir mahkeme kararı değildir. Yalnızca icra takibinin o aşamada ilerlemesini engeller. Alacaklı, elindeki belgenin niteliğine ve uyuşmazlığın konusuna göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurabilir.

İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali arasındaki fark

İtirazın kaldırılması, kanunda belirtilen nitelikte bir belgeye dayanan alacaklının icra mahkemesinden isteyebileceği, sınırlı incelemeli bir yoldur. Başvuru süresi kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır. Borca itirazda kesin kaldırma, özel belgedeki imzanın açıkça reddedildiği durumlarda ise koşulları varsa geçici kaldırma gündeme gelebilir.

İtirazın iptali davası, genel görevli mahkemede alacağın varlığının genel hükümlere göre incelendiği bir davadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde bu dava için itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık süre öngörülür. Görevli mahkeme ve dava öncesinde arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, alacağın iş, tüketici, ticari veya başka bir hukuki ilişkiden doğmasına göre belirlenir. İtirazın kaldırılması talebinden önce ise sırf bu başvuru nedeniyle genel bir zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz.

İtirazın iptali davasında icra inkâr veya kötü niyet tazminatı otomatik değildir. Tarafın talebi, itirazın ya da takibin haksızlığı, alacağın belirlenebilirliği ve somut olayın diğer koşulları mahkemece değerlendirilir. Kanundaki yüzde yirmi oranı, her itirazın kendiliğinden bu oranda tazminat doğurduğu anlamına gelmez.

Yedi günlük süre kaçırılırsa ne olur?

Yedi gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir. Borçlu, sıradan itiraz yolunu sonradan kullanarak takibi durduramaz. Bununla birlikte sürenin kaçırılma nedeni ve tebligatın geçerliliği incelenmeden bütün hukuki yolların tükendiği söylenemez.

Borçlu, kendi kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse İcra ve İflas Kanunu'nun 65. maddesindeki gecikmiş itiraz gündeme gelebilir. Engel kalktıktan sonra üç gün içinde, mazereti gösteren deliller ve itiraz sebepleriyle icra mahkemesine başvurulmalıdır. Bu yol her süre kaçırma hâlinde kullanılabilen genel bir ek süre değildir.

Tebligatın usulsüz olduğu iddiası, ödeme yapıldıktan sonra geri alma talebi veya borçlu olunmadığının tespiti farklı başvuru ve dava yollarına tabidir. Bu seçeneklerin süreleri ve takip üzerindeki etkileri aynı değildir. Dosya safahatı, tebliğ belgesi ve borcun dayanağı birlikte görülmeden uygun yol belirlenmemelidir.

Her ödeme emrinde yedi günlük süre mi uygulanır?

Hayır. Bu yazıda açıklanan yedi günlük süre genel haciz yoluyla ilamsız takibe aittir. Çek, bono veya poliçeye dayanan kambiyo senetlerine özgü takipte borca ve imzaya itiraz, icra dairesi yerine icra mahkemesine ve daha kısa bir süre içinde yapılır. İlamlı takipte de icra dairesine yöneltilen sıradan bir borca itiraz, genel haciz yolundaki sonucu doğurmaz.

Kiralanan taşınmazların tahliyesi ve rehinin paraya çevrilmesi gibi özel takip yolları da kendi ödeme emri, süre ve sonuçlarına sahiptir. Belgenin üst başlığında yazan takip türü görülmeden yalnızca “ödeme emri” ifadesinden hareketle yedi günlük süreye güvenilmemelidir.

İtirazdan önce kontrol edilmesi gereken belgeler

  • Ödeme emrinin tamamı ve varsa takip dayanağı belge, sözleşme veya fatura
  • Fizikî tebligat zarfı ya da elektronik tebligatın ulaşma ve tebliğ tarihleri
  • Ödemeyi gösteren banka dekontları, makbuzlar ve hesap ekstreleri
  • Borç, faiz, vade veya ödeme konusunda taraflar arasındaki yazışmalar
  • Takip dayanağı özel belgede imza bulunuyorsa karşılaştırmaya elverişli belgeler
  • Yetki itirazı düşünülüyorsa sözleşme, yerleşim yeri ve ifa yeri bilgileri

İtiraz dilekçesi hazırlanırken ödeme emrindeki dosya numarası, taraf bilgileri ve itiraz edilen kalemler kontrol edilmelidir. Sürenin sonuna yaklaşılmışsa önce hak kaybını önleyecek geçerli başvurunun yapılması, ayrıntılı delil ve hukuki değerlendirmenin dosyanın sonraki aşamasında tamamlanması gerekebilir.

Resmî mevzuat kaynakları

Paylaş

Bu makaleyi paylaşın

Kaynaklar

  1. 1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 19 – Sürelerin başlaması ve bitmesi (yeni sekmede açılır)
  2. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 60–66 – Ödeme emri, itiraz ve itirazın hükmü (yeni sekmede açılır)
  3. 3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67 – İtirazın iptali ve tazminat (yeni sekmede açılır)
  4. 4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 68–70 – İtirazın kaldırılması (yeni sekmede açılır)
  5. 5. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 168 – Kambiyo senetlerine özgü ödeme emri (yeni sekmede açılır)
  6. 6. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a – Elektronik tebligat (yeni sekmede açılır)
  7. 7. Adalet Bakanlığı – Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk (yeni sekmede açılır)

Sık sorulan sorular

Ödeme emrine itiraz süresi ne zaman başlar?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte yedi günlük itiraz süresi, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğini izleyen gün başlar. Tebliğ günü hesaba katılmaz. Son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen çalışma gününün sonunda biter.

Ödeme emrine itirazda hafta sonu günleri sayılır mı?

Evet. Yedi günlük süre iş günü değil, takvim günü üzerinden hesaplanır; aradaki hafta sonları süreye dâhildir. Yalnızca son günün resmî tatile rastlaması hâlinde süre tatili izleyen güne uzar.

Ödeme emrine itiraz nereye ve nasıl yapılır?

İtiraz yazılı dilekçeyle veya sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi yoluyla icra dairesine yapılır. Başka bir icra dairesi aracılığıyla gönderim de mümkündür. Süre içinde başvuru yapıldığını gösteren kayıt veya belgenin alınması ispat açısından önemlidir.

Ödeme emrine itiraz icra takibini durdurur mu?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borcun yalnızca bir bölümüne itiraz edilmişse takip, itiraz edilmeyen bölüm bakımından devam eder. Takibin yeniden ilerleyebilmesi için alacaklının itirazı hükümden düşüren yollardan birine başvurması gerekir.

Yedi günlük ödeme emrine itiraz süresi kaçırılırsa ne olur?

Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir. Borçlunun kusuru olmadan süreyi kaçırmasına yol açan bir engel varsa, engelin kalkmasından itibaren üç gün içinde gecikmiş itiraz değerlendirilebilir. Usulsüz tebligat ve borçlu olunmadığı iddiası ise kendi koşulları içinde ayrı hukuki yollara konu olabilir.

Uzman görüşü

Makaleyi hazırlayan hukukçu

Avukat Hilal Türkoğlu profil fotoğrafı

Hilal Türkoğlu

Kurucu Avukat

Av. Hilal Türkoğlu Hukuk Bürosu kurucu avukatı; hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık süreçlerini mesleki özenle yürütür.

Diller:
Türkçe
  • Hukuki danışmanlık
  • Uyuşmazlık çözümü
  • Dava ve süreç takibi

Hukuki inceleme: Hilal Türkoğlu ·